Ana sayfa Eleştiriyorum Kültür Yozlaşması

Kültür Yozlaşması

283
0

Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, mutluluğa eriştirmek için iki orduya ihtiyaç vardır; biri vatan hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri milletin geleceğini yoğuran kültür ordusudur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ne kadar haklı olduğunu,  günümüzde yaşadığımız hadiselerle anlamaktayız. Peygamber ocağı yani asker ocağının son yıllarda geçirmiş olduğu evrim sürecinin etkileri uzun vadede kesinlikle canımızı acıtacaktır.

Ne yazık ki güzel ülkemizde propaganda niteliği taşıyan dizi, eğlence programları, evlilik programları sayesinde örf adet, bizi biz yapan ritüellerimizden kopuş hat safhaya ulaştı. Şüphesiz bu durum gelecek nesillere nasıl bir ülkede yaşadıkları hakkında olumsuz örnek teşkil etmekle birlikte vatan, millet, anne-baba sevgisinden çok işin kolaycılığına kaçan, uğraşmadan emek vermeden nasıl zengin olabilirim? gibi subjelerin mesajı verilmekte. Toplumu diğer toplumlardan ayıran ve ayakta tutan esas etken kendine has kuralları, görgüleri ve kurumların ritüelleridir.

Sizlere birkaç örnek vermek istiyorum;

Eskiden aile bağlarını güçlü kılan Türk aile yapısını anlatan ”Neşeli Günler”, ”Bizimkiler” varken şu an ”Aramızda Kalmasın, ”Ben Bilmem Eşim Bilir”, ”Zengin Kız Fakir Oğlan”, ”Pis Yedili” şeklinde hiçbir konu bütünlüğü olmayan ve toplum bilincinden uzak, biz değil ben vurgulanan maksatlı programların sayısı her geçen gün artmaktadır.

Program isimlerine bakarak içeriği hakkında kanaat edinmeniz çok basit, aile arasında olan anlaşmazlıklar eskiden aile arasında kalırken günümüzde Cumhurbaşkanına hakaret etti diye medya önünde adeta şov yaparak eşini mahkemeye veren insan mı ararsınız, zengin bir kızın orta direk bir erkekle evlenmemesi gerektiğini işleyen dizi mi ararsınız…

Maksatlı yayınlar hayat tarzımızı hegemonya altına almıştır. Giyim, yiyecek, teknoloji, arkadaşlıklar, duygular… Hemen hemen hepsi popüler kültürün etkisinde birer sermaye olmuşlardır. Bireylerin hayat tarzı örf ve adetleriyle şekillenirken, popüler kültür sebebiyle örf ve adetlerden kopuş gerçekleşmiştir. Hayat tarzı, bireyin yaşam amacı ve dünyaya bakış açısı ile doğrudan ilişkilidir. Fakat hayat tarzını popülariteye uyarlayan bireyin hayata bakış açısı da bu oranda değişim gösterecektir.

Örnek olarak ”Güldür Güldür Şov” bölümlerinden Şevket Hoca’nın 2-3 dakika boyunca Aysel ile kendini kıyaslaması..

Son dönemlerde ”Küreselleşme” olgusu  kitle iletişim araçlarıyla tüm kültürleri dümdüz etmeye ve tek tip bir kültür oluşturmaya başlamıştır. Türkiye’de ise Acun medya tarafından yurt dışında gösterilen tv program, şovların ihracatı yapılmıştır.

Sonuç olarak Kültürleşme ve etkileşme gerekli ve kaçınılmazdır ancak kültürel yozlaşmaya sebep olan ”gizli zorla” kültürleme (asimile) ülkesinde yaşayan bir toplum için facia, yok oluş ve savaşmadan teslimiyet demektir.

Düşüncelerini Benimle Paylaş

avatar
  Yorumları takip et  
Bildir