Ana sayfa Özel Yazılarım Bu Hayatın Heyecanı Meyecanı Yok

Bu Hayatın Heyecanı Meyecanı Yok

45
0

Hayatın farklı dönemlerinde mutlaka kendinizde veya yakın çevrenizdeki kişilerle konuştuğunuzda işlerin, yaşamın rutine bindiğinden dert yanar. Kimi gününün çocuk bakmakla geçtiğini, kimi gün boyunca araba kullanmaktan yorulduğunu, kimileri de tam tersi bu durumu eleştirir nitelikte yaşlanmak istemediğini çünkü hayatta daha çok şey yapacağından bahseder. Gençliğimde yirmili yaşlarımda kanım hızlı akardı, maymun iştahlılıkta diyebilirsiniz siz bunun adına. Çünkü bitmek bilmeyen enerjimle gezmeyi seviyordum. Sırt çantamın muhteviyatı yirmi beş kiloyu bulmasına rağmen on dört kilometrelik yaylaya kim tırmanış yapabilirdi?

Rutin Hayat Oh Ne Rahat

Yayla yolunu bilirsiniz birçoğuna ulaşım çok zor şartlarda gerçekleşir. Dört çeker aracınız olması gerekir hele mevsim kışsa. Gerçi son dönemde doğal şartları iş makinalarıyla bozulan güzelim Karadeniz yaylalarına asfalt yol yapıldığını üzüntüyle öğrendim. Bu yaylaları bakir kılan ulaşılmaz olması, amacı piknik yapmaktan çok çevreyi ve doğayı seven kişilerce ziyaret edilebilmesiydi. Konuyu dağıtmadan yaş otuz beş oldu, Cahit Sıtkı Tarancının deyimiyle yolun yarısındayım. Bundan mütevellit o yayla yollarını şimdi tırman deseler inanın buna cesaret edemem. O yüzden yaş ilerledikçe ‘Bu Hayatın Heyecanı Meyecanı Yok’ şarkısı anlam kazanıyor. Demek istediğim insan rutin bir hayatının olmasını istiyor, en azından bu benim fikrim.

Rutin Hayat Kavramı

Sizlere sorum şu güzel olan her günün birbirinden farklı olmadığı rutinin sıkıcılığı mı? yoksa tünelin sonunda ne olduğunu göremediğiniz hatta hayal kırıklıklarıyla sonuçlanması muhtemel belirsizliğin çekiciliği mi?

Gençliğime dönecek olursam meselelerle boğuşmak beni yormazken, şimdilerde Murhpy yasasının benim için geçerli olduğunu keşfettim. Ehh yani hayatımda bundan daha kötü ne olabilir? dediğimde Murphy amca hemen yanımda bitiverir ve işler daha sapa sarpar. Olumsuzlukların hep omza binmesi, problem sahalarının çözülemeden birikmesi ve çözüm arayışları yorar insanı. Böyle anlarda insan fırtınasız bir hava ve sakin bir limana demir atmak ister. Sakinlik, dinginlik, fırtınasız, rutin bir yaşantıyla güven duygusunun oluştuğu iç dünyasına kapanır. Çoğu zaman benim gibi bir ormanın içerisinde ahşap bir evde yaşamayı hayal etmişsinizdir.

Rutin Hayata Mesleğin Katkısı

Kendi mesleğim açısından çoğu zaman ‘ya arkadaş yaptığım iş belli olsun’ dediğim çok zaman oldu. Çünkü yeri geliyor inşaat işinden anlamam bir psikolog gibi düşünmem, savaşmayı bilen, olası iş kazalarını önceden almam gereken tedbirlerle önleyebilen, resmi evrakları zamanında işlem yapabilen, insanların motivasyonunu devamlı yüksek tutup onları sevk ve idare etme hususları benden beklenenlerin sadece bazıları. Galiba yaşla birlikte mesleğimin kurumsallığını sorgulamak beni rutin bir yaşam modeline sürüklüyordu. Lafı çok uzatmadan rutin hayat bazen güzeldir. Beklemediğin yerden gol yemezsin çünkü sürpriz ve belirsizliklere yer yoktur. Taşlar yerine oturmuştur artık, yarın ne olacak diye? ortalıkta paranoya düşüncelerle gezmezsin.

Rutini bohem kavramıyla harmanlayıp hayatımı zindana çevirmiyorum elbette. Yürüyen basamakları kullanmak yerine merdiveni tercih ediyorum. Mesaiye giderken servise binmek yerine yürüyorum. Gençken mesaiye koşarak giderdim mesafe abartılacak kadar değil iki buçuk kilometre. Bu ve benzeri rutin davranışları kendime basit alışkanlıklar haline getirerek mutlu olmaya çalışıyorum. Mutluluk hayatın tüm rutinlerini ve gri tonlarını siler, kıyıda köşede mutlaka mutlu olabileceğimiz şeyler gizlidir. Önemli olan sizi neyin mutlu edebildiğini bulabilmektir. Rutin hayatlarımızı daha da rutinleştiren, kendi renksizliğimiz bunu unutmayın. Ruhen ve bedenen bir müddet dinlendikten sonra gençliğimde gerçekleştiremediğim Ağrı Dağı Zirve tırmanışı için kolları sıvayacağım. Şimdi onlar düşünsün:) Sevgilerimle.

Düşüncelerini Benimle Paylaş

avatar
  Yorumları takip et  
Bildir