Ana sayfa Analiz ABD’nin İdlib Planı

ABD’nin İdlib Planı

825
0

ABD’nin desteklediği YPG, konum itibariyle çok önemli stratejik bölge olan İdlib çevresinde varlığını sürdürüyor. İdlib’teki YPG varlığı, Türkiye’nin ulusal güvenliği için ciddi tehdit oluşturmakta.

Güncelleme 21:00 Sınır hattında keşif uçuşları son iki gündür hız kazandı.

Sınırda keşif uçuşları
Sınırda keşif uçuşları

16.08.2017 Güncelleme Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yaptığı açıklamada, Rus askeri şefi Sergey Shoigu’nun İdlib’deki durum hakkında Türkiye’yi ziyaret edeceğini söyledi.

ABD, sözde taşeron terörist (YPG) militanlarını iskelet anahtar olarak kullandığı Rakka operasyonundan sonra, gözler Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’e döndü. Bir dönem El-Kaide ile bağlantılı olan Hay’at Tahrir el-Şam (HTS) adlı silahlı örgütün, eyaleti ılımlı isyancılardan ele geçirmesi İdlib’in geleceği ile ilgili devam eden bir tartışmanın sebebi oldu. Bu gelişme sonrasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın anti-Daesh koalisyon özel temsilcisi Brett McGurk, İdlib’i El Kaide’nin kalesi olarak tespit etti. McGurk’un tartışmalı yorumları ABD’nin, Latakya’nın hemen kuzeyinde ve Akdeniz sahilinin kenarında yer alan İdlib’e ilgi göstermeye başladığını göstermekte. Gerçekte, Washington’un bölgeye olan sempatisi HTS’den kaynaklı değil.

Esad rejimi Halep şehrinin kontrolünü ele geçirdikten sonra İdlib daha da önem kazandı. Yakın zamana kadar asilerin kontrolünde olan Halep’in geleceği, Türkiye, Rusya ve İran tarafından Suriye’de ateşkesin sağlanması için geniş bir plan kapsamında inceleniyor. Türkiye Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın’a göre, İdlib, çatışmasızlık anlaşması tamamlandıktan sonra Türk ve Rus gözlemciliği altında kalacaktı. Ancak Kalın’ın 22 Haziran’da yaptığı açıklamadan bu yana önemli bir ilerleme kaydedilmedi. Bu arada HTS, İdlib’i ele geçirdi.

Bazı istihbarat teşkilatlarının, Suriye’deki ılımlı muhalefeti temsil eden Serbest Suriye Ordusu’nu (FSA) zayıflatmak ve bölmek için çeşitli gruplar arasında gerilim yarattığı ve onları FSA’ya karşı kışkırttığı bir sır değil. İdlib’de el Kaide ile bağlantılı olduğu iddia edilen silahlı grupların yükselişi, elbette ki bu çabalarla gerçekleşmekte. İdlib’in HTS tarafından ele geçirilmesi Moskova ve Ankara’nın bölgedeki etkisini zayıflattı. Aynı zamanda YPG gibi ABD destekli terör örgütlerinin, Suriye’deki nüfuz alanını İdlib’e doğru genişletebilmeleri için zemin hazırladı.

Türkiye’nin güney sınırının tam karşısında yer alan İdlib, ülkenin ulusal güvenliği için kritik önem taşımakta. ABD, Suriye’deki taşeron teröristlerine sponsorluk yaparak ve el-Kaide varlığını gerekçe göstererek YPG’yi İdlib’e sokabilir. Washington’un bu hamlesi, YPG teröristlerinin Irak’tan Akdeniz’e kadar uzanan bir koridor oluşturmasını tescilleyecek.

Washington’un İdlib’e yönelik politikasında YPG’ye verdiği destek göz ardı edilmemeli ve Türkiye’nin birkaç haftadır ertelediği Afrin operasyonun yakın zamanda gerçekleşmesine kesin gözüyle bakıyorum. ABD destekli YPG militanlarının İdlib’e girip şehri savaş alanına dönüştürmesi, Türkiye’nin ulusal güvenliği için ciddi bir risk oluşturur.

Ulusal İstihbarat Teşkilatı (MİT), Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Dışişleri Bakanlığı temsilcilerinden oluşan Türk heyeti, Tahran’da Temmuz ayı ortasında İran, Rus yetkililerle Afrin konusunda görüştü. İran Genel Kurmay Başkanı Muhammed Hossein Bağderi bugün Türk yetkililerle görüşmek üzere Ankara’ya geldi. Afrin konusu ve 25 Aralıkta İran’da yapılacak referandum pazarlığı masaya yatırılacaktır.

Düşüncelerini Benimle Paylaş

avatar
  Yorumları takip et  
Bildir