Ana sayfa Özel Yazılarım Tarihi Sinop Cezaevi Müzesi

Tarihi Sinop Cezaevi Müzesi

426
0

Tarihi Sinop Cezaevi Müzesi, devlet arşivlerinde kapalı cezaevi ve çocuk ıslah evi adı altında kayıtlıdır. Bu taşınmaz, Sinop Kalesinin Güneybatı ucunda kalan İç kale içinde yer almaktadır. Tarihi cezaevi 6 Aralık 1997 tarihinde boşaltılmış ve 2 Ağustos 1999 tarihinde Kültür Bakanlığına devredilmiştir.

Cezaevi Duvarları

Bu acılarla yüklü ve ünlü yerin ilginç bir öyküsü vardır. Dünya üzerinde cezaevlerinin ünüyle anılan şehirlerin sayısı çok azdır ama hiçbiri Sinop Cezaevi kadar tarihsel derinliğe sahip değildir.

Cezaevi Demir Parmaklık

Sinop kalesinin bir cezaevi olarak kullanılmasına ilişkin en eski kayıtlar 1568 yılına kadar dayanmaktadır. Bu dönemde çok sayıdaki ayaklanmaların birinde İbrahim ve Mehmet’in yağmacılık suçuyla bu kalede hapsedildiklerine dair belgeler mevcuttur.

Teselli Ağacı

Evliya Çelebi bu kenti 1640 yıllarında ziyaret etmiştir. Seyahatnamesinde Sinop Kalesini şöyle ifade eder;

Kale dikdörtgen biçiminde ve düz bir yere kurulmuş olup iki taraftan dalgalar döver. Hapishaneyi oluşturan iç kale 11 adet burç ile desteklenmiştir. Burçların yüksekliği 22, duvarların ki 18 metredir. İç kaleyi çepeçevre kuşatan duvarlar 3 metre kalınlığında olup muhafızlar için devriye yolu özelliğindedir.

”Büyük ve korkunç bir kaledir 300 demir kapısı, dev gibi gardiyanları, kolları demir parmaklıklara bağlı ve her birinin bıyığından 10 adam asılır ve nice azılı mahkumları vardır. Burçlarındaki gardiyanlar aynen bir ejderha gibi dolaşır. Tanrı korusun oradan mahkum kaçırtmak değil kuş bile uçurtmazlar” der Seyahatnamesinde.

Adalet Mülkün Temelidir

Deniz kenarında olduğu halde yüksek duvarlardan dolayı denizi göremeyen mahkumlara Sebahattin Ali  1933’te şöyle seslenir.

Görmesen bile denizi yukarıya çevir yüzünü öyle ya burada mahkumların dünyasına dışarıdan katılan yalnızca iki şey vardır. Özgürlükten uçarak gelen martılar ve bahçe duvarlarında kendiliğinden açan kır çiçekleri. Çünkü o dönemde Sinop Ceza evine girilir ama çıkılmaz. Nemden kibritin bile yanmadığı bu mekanda mahkumlar çürüme ve ceza sürelerinin tamamlayamadan ölmekle karşı karşıyadırlar.

Sebahattin Ali’nin Odasının Yanında Bulunan Duvardan

Tarihi Sinop Cezaevinin konuk listesine bakacak olursak her dönem de kabarık olmuştur. Konuklar arasında 1713’te Kırım Hanı Devlet Giray’dan başlayıp Refik Halit Karay, Refi Cevdet, Burhan Felek, Mustafa Suphi, Osman Cemal Kaygılı, Ahmet Bedevi Kuran, 1932′ de Sebahattin Ali’ye kadar bir çok ünlüyü haşmetiyle, soğukluğuyla konuk etmiştir.

Sebahattin Ali’nin Odası
Sinop Ceza evinden Kaçmayı Başaran Şükrü

Aslen Rizeli olan Sandıkçı Şükrü surlardan atlayıp kayıkçılar tarafından Rize’ye kadar götürülür. Daha sonra Eşkiya Dünyaya Hükümdar olmaz türküsünde geçen Varilcioğlu tarafından öldürülmüştür.

EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Sene 1341 nefsime uydum
Sebep oldu şeytan bir cana kıydım
Katil defterine adımı koydum
Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz

Sen üzülme anam dertlerim çoktur
Çektiğin çilenin hesabı yoktur
Yiğitlik yolunda üstüme yoktur
Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz

Çok zamandır çektim kahrı zindanı
Bize de mesken oldu Sinop’un hanı
Firar etmeyilen buldum amanı
Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz

Sinop kalesinden uçtum denize
Tam üç gün üç gece göründü Rize
Karşıki dağlardan gel oldu bize
Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz

Bir yanımı sardı müfreze kolu
Bir yanımı sardı Varilcioğlu
Beşyüz atlı ile kestiler yolu
Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz

Nazım Hikmet

Görmüştür Nazım Sinop Ceza evini, hissetmiştir bedeninde Karadeniz’in rutubetini, duymuştur kulaklarında hırçın dalgaları. Acılı anılarıyla ve unutulmayan insanlarıyla şiirlere, romanlara konu olan koğuşlar sağır ve dilsiz şimdi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here